Cemalin sad hazaran maşallah
Ahsen-i surette halk etmiş Halik
Bir kerre görenler cemalin vallah
Halisen muhlisen olmaz mı aşık

Sıdk u sadakatle gelen yanına
Doyamaz hem lütfuna ihsanına
Cevr ü cefa eylemek senin şanına
Layık mıdır şahım değildir layık

Bir lezzet yok leb-i zülalin gibi
Bir gülşen yok hüsn-i cemalin gibi
Şem-i ruhsarına Kemali’n gibi
Acep bulunur mu abası yanık

Aşık Kemali

Kastamonulu Âşık Kemalî: Hayatı ve Eserleri, Talât Mümtaz Yaman, Kastamonu Halkevi Dil Edebiyat ve Tarih Şubesi Neşriyatı 1, Kastamonu, 1935, s. 48.

Gelin Oldum Gelinliğim Bilmedim

Harputlu Sündüz
Harput

Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında
Bir çiçek kendi dalında
Eskiden bilmezdim yalnızlığı

Yalnızlığın içinde
Şimdi yalnız yalnız mıyım
Kopuk muyum dalımdan
Uzağında mı kaldım ormanın

Yılmaz Güney

Kestim kaküllerini
Yana değiyor yana
Yar senin bakışların
Cana değiyor cana

(Bağlantı)
Kız oynak oynak oynak
Olur mu yardan doymak
Yardan doydum diyenin
Caizdir boynun vurmak

Cebimden aynam düştü
Karıştı gazellere
Küçükten adetimdir
Bakarım güzellere

Bağlantı

Derenin kıyısında
Yılanın kemikleri
Seldi de geri durdu
Gavurun enikleri

Bağlantı

Dere akıyor dere
Oda nafile yere
Al beni götür dere
Yarin olduğu yere

Bağlantı

Anonim
Şebinkarahisar

Nazik suya gidiyor da
Fistan talim ediyor
Topla da Nazik fistanını
Akıl baştan gidiyor

Elmalı yar cilveli yar şiveli yar ben yandım
Elmalı yar edalı yar şiveli yar ben yandım

Ekin ektim bayıra da
At koyverdim çayıra
Ben sevdim eller aldı da
Beni kimler kayıra

Elmalı yar cilveli yar şiveli yar ben yandım
Elmalı yar edalı yar şiveli yar ben yandım

Ekin ektim dağlara da
Bülbül konmuş bağlara
Kız seni kimler düşürmüş de
Servi boylu baylara

Elmalı yar cilveli yar şiveli yar ben yandım
Elmalı yar edalı yar şiveli yar ben yandım

Bağa girdim üzüme de
Çubuk değdi gözüme
Çubuk dalın kırılsın da
Yar göründü gözüme

Elmalı yar cilveli yar şiveli yar ben yandım
Elmalı yar edalı yar şiveli yar ben yandım

Hafız Süleyman
Yozgat

Fistanikisi salkım saçak
Sol böyrüme girdi pıçak
Beni vuran bir yumurcak

Aç odayı kabadayı gireceyim ben
Sabır eyle benim yarım büyüceyim ben

Fıstanikisi biçim biçim
Öliyorum senin içün
Bir şeftali başın içün

Aç odayı kabadayı gireceyim ben
Sabır eyle benim yarım büyüceyim ben

Fistanikisi ağır atlas
Atlas iyneler batmaz
Benim yarım bensiz yatmaz

Aç odayı kabadayı gireceyim ben
Sabır eyle benim yarım büyüceyim ben

Fistanikisi safı beyaz
Geceler gündüzden ayaz
Sakın bana etme niyaz

Aç odayı kabadayı gireceyim ben
Sabır eyle benim yarım büyüceyim ben

Ignacz Kunos
Yöresi Bilinmiyor

Türk Halk Türküleri (Oszmán – Török Népköltési Gyüjtemény, Masodık Kötet: Oszmán – Török Népmesék es Népdalok, Budapest 1889) – Ignácz Kúnos (Yayıma hazırlayan: Doç. Dr. Ali Osman Öztürk) – Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (1.baskı), Ocak 1998, s.47-48

(ay dost) Geleli gülmedim bu cihana cihana oy
Bu dünya başıma dardır Yareden oy of Yareden of
(aman) Giriftar olmuşum bunca isyana oy of
Çekeceğim ah ile zardır Yareden sunam oy of

(ay dost) Rakiplere devran verdin dem verdim oy
Saadet istedim bana gam verdin oy of gam verdin of
(aman) Ömrümün bağında bir de sam verdin oy of
Açılmış güllerim hardır Yareden sunam oy of

Çekiç Ali
Kırşehir

Bozlak. Çekiç Ali tarafından derlenmiştir. Notalarıyla Uzun Havalarımız – Mustafa Özgül, Salih Turhan, Kubilay Dökmetaş – Ankara 1996, s.257

Akşam Olur Karanlığa Kalırsın

Mehmet Yüzgenç
Divriği

Tarhana Kaynıyor Gelinim

Hüseyin Dülgerhan
Manisa

Dut dibine yaslanırlar
Çise vurur ıslanırlar
Elma ile beslenirler
Gümüşhane güzelleri

İşleri var ellerinde
Gümüş kemer bellerinde
Şeker şerbet dillerinde
Gümüşhane güzelleri

İnce serpuş başlarında
Kalem oynar kaşlarında
On üç on dört yaşlarında
Gümüşhane güzelleri

Hicabi Çakır
Gümüşhane

Serpuş: Osmanlı döneminde kullanılan erkek ve kadın başlığı. Muammer Özkavcı tarafından derlenmiştir. Rept. No: 3057

Giresun'dan Çıktım Saat Beş İdi

Osman Kalaycı
Giresun

Ören’in dar sokakları
Arga’nın ak suvakları
Ben bu dertten kurtulursam
Yıkarım bu konakları

Mehmet Ali Mehmet Ali
Memleketin gonca gülü

O dağında bu dağında
Kan akıyor dudağında
Harput’ta bir genç vurmuşlar
Kasımoğlu ocağında

Mehmet Ali Mehmet Ali
Memleketin gonca gülü

Ömer Alabulut
Malatya

Ankara Devlet Konservatuarı tarafından derlenmiştir. TRT THM Rept. No: 4742

Dereden duman kalktı
Girdi taşın altına
Yar yastığın yok ise
Kolum başın altına

Öyledir yar öyledir
Aşkın beni söyletir
Almış yari yanına
Hem sever hem söyletir

Karşı dağın dumanı
Çiçek açmış her yanı
Verdiğin ikrar hani
Sensin derdim dermanı

Öyledir yar öyledir
Aşkın beni söyletir
Almış yari yanına
Hem sever hem söyletir

Mustafa Zengin
Darende

22.01.1975 tarihinde TRT İstanbul Radyosu THM Şube Müdürlüğü tarafından derlenmiştir. Malatya, Darende’ye aittir. Rept. No: 2106

Ala Geyik 2

Yöre Ekibi
Urfa

Ak dağın eteği bir yeşil koru
Korudur ha benli dilber korudur
Sevdan yüreğimde yağı eridir
Eridir ha benli dilber eridir

Kır atın üstünde kaldı postumuz
Ikrarından döndü m’ola dostumuz
Yarın kara toprak örter üstümüz
Çürütür ha benli dilber çürütür

Yüksek olur Arap atın kaltağı
Issız kalmaz koç yiğidin yatağı
Varır bir kötüye değer eteği
Geri dur ha benli dilber geri dur

Karac’oğlan der ki gelip geçmedim
Yar elinden zehir bade içmedim
Fırsat elde iken alıp kaçmadım
Beri dur ha benli dilber beri dur

Karacaoğlan

Karaca Oğlan – Bütün Şiirleri, Cahit Öztelli, s.238-239

Ben melamet hırkasını
Kendim giydim eynime
Ar u namus şişesini
Taşa çaldım kime ne

Gah çıkarım gökyüzüne
Seyrederim alemi
Gah inerim yeryüzüne
Seyreder alem beni

Gah giderim medreseye
Ders okurum hak için
Gah giderim meyhaneye
Dem çekerim kime ne

Sofular haram demişler
Bu aşkın şarabına
Ben doldurur ben içerim
Günah benim kime ne

Ben yitirdim ben ararım
Yar benimdir kime ne
Gah giderim öz bağıma
Gül dererim kime ne

Sofular secd’ederler
Mescidin mihrabına
Benim ol dost eşiğidir
Secdegahım kime ne

Nesimi’ye sordular ki
Yarin ilen hoş musun
Hoş olayım olmayayım
O yar benim kime ne

Kul Nesimi

Halk Müziği ve Sanat Müziği formlarında değişik ezgilerde söylenmektedir.

Elinde düdük kaval
Önünde sürü davar
Çoban davar susamış
Çek bizim çayda su var

Zencirli höyük gaya
Yiğit vurgundur taya
Al oğlan akça kazan
Kızı verirken toya

Elinde gümüş orak
Ağam tarlan ne ırak
Irak yoldan gelmişem
Yatağı çifte bırak

Yöre Ekibi
Kemaliye

Toy, acemi genç; Höyük, toprak yığını; Irak, uzak anlamlarına gelmektedir. Erzincan, Kemaliye’ye aittir. 26.01.1973 tarihinde Yücel Paşmakçı tarafından derlenmiştir. Her mısra önce erkek, sonra kadın tarafından birer kez okunur. Rept. No: 56

Yörü Bostan bizim kömüre gidek
Birisi vuruldu taman kardeşim
Dedim ikisini birden yakalım
Elini çabuk tut aman kardeşim

Ağaçların yaprakları saraldı
Akşam mı oluyor vakit daraldı
Yağmur mu yağacak hava karaldı
Yine çöktü kara duman kardeşim

Salim söz dinlemez yandağa gider
Böyesi adamı kim ortak eder
Yağmur yağar yanar sabaha kadar
Çıkıyor sırtından duman kardeşim

Hayınan çalıştık öğle olmadan
Vurup yaktık kömürleri bilmeden
Hava kararıyor yağmur gelmeden
Şunu da toplayak hemen kardeşim

Kemal Can talihim yoktur kömürden
Yoklamağa gidilmiyor yağmurdan
Hayvanlar işlemez oldu çamurdan
Kömürün gelmesi güman kardeşim

Aşık Kemal Can
Kırıkhan

Karanfilim Serende (Yeşilim Of)

Selim Önder
Manisa

Güzellerden sen güzelsin yareler oldu hezar
Gün be gün benim efendim oturmuş derdin yazar
Duyduk ki harçlık tükenmiş hanım sallanıp gezer
İki derdim üç eden Mevlaya saldım ben seni

Dün gece yar kapısında yastığım bir taş idi
Ben yalınız değildim yar bana yoldaş idi
Altım çamur üstüm yağmur gene gönlüm hoş idi
El sitemi bana çoktur sana borcum ne felek

Faruk Günay
Erzurum

Divan. Ferruh Arsunar tarafından derlenmiştir. Notalarıyla Uzun Havalarımız – Mustafa Özgül, Salih Turhan, Kubilay Dökmetaş – Ankara 1996, s.311