Kitapta bulunan destanlar; isimsiz ve tarihsiz taş basmalardan ve Fatih Millet Kütüphanesi’nde bulunan, merhum Ali Emiri Efendi’ye ait yazma mecmualardan Muhtar Yahya Dağlı tarafından derlenip, Latin harflerine çevrilmiştir.

Destanlar 18 – 19. yüzyıllara aittir, Ramazan aylarında teravih namazını müteakip temcid vaktine kadar davulun refakatinde halka, eğlenme maksadıyla söylenmişlerdir.

Kaynak: İstanbul Mahalle Bekçilerinin Destan ve Mani Katarları – Muhtar Yahya Dağlı

Muhtar Yahya Dağlı
İstanbul

Şu dağlardan ovalardan
Bizlere selam var selam
Zikirlerden dualardan
Bizlere selam var selam

Mevlananın devranından
Mevleviler kervanından
Dost İbrahim kurbanından
Bizlere selam var selam

Hacılardan hocalardan
Nine hatun bacılardan
Güllerden ve goncalardan
Bizlere selam var selam

Zenginlerden fakirlerden
Halil Osman Bekirlerden
Farklı farklı fikirlerden
Bizlere selam var selam

Dehli sazım tellerinden
Dost bağının güllerinden
Sadık dosttan pirlerimden
Bizlere selam var selam

Karaman’dan Konya’lardan
Semalardan dünyalardan
Derya deniz ummanlardan
Bizlere selam var selam

Aşık Mevlevi
Karaman

İnilersin Dolap Derdin Ne Senin

Pir Sultan Abdal

Gel Beri Yar Gel Beri

Hüsamettin Subaşı
Erciş

Mavi yelekli yarim
Gel ah yarim gel
Tombul bilekli yarim
Gül şahinim gel
Yaktın yandırdın beni
Gel ah canım gel
Demir bilekli yarim
Gül şahinim gel

Enginarı oydurdum
Gel ah yarim gel
İçine gül koydurdum
Gül şahinim gel
Bir vefasız yar için
Gel ah canım gel
Gül benzimi soldurdum
Gül şahinim gel

Çubuk koydum çimene
Gel ah yarim gel
Çimenin çiçeğine
Gül şahinim gel
İpek olsam sarılsam
Gel ah canım gel
Yarimin eteğine
Gül şahinim gel

Mehmet Akıner
Karacabey

Düğün Havası. 23.12.1947 tarihinde Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir. Kaynağa ek olarak Sami Eken ve Mehmet Akıner veriliyor. Rept. No: 797

Hani Davulunuz 1

Gıyas Coşkun
Diyarbakır

Tan yeri atmadan şafak sökende
Düşmanın üstüne hörelenmeli
Düşman kalkan alıp kılıç çekende
Yiğit on beş yerden yaralanmalı

Haber aldım ihvanından kulundan
Doyuk olduk akçasından pulundan
Hey ağalar akan kanın alından
Altımızda Kır at kınalanmalı

Köroğlu’m der mirza gele han gele
Ben isterim günde yüz tufan gele
Derelerden oluk oluk kan gele
Sele düşüp gövde kürelenmeli

Köroğlu

Yiğitleme. Evlerinin Önü – Cahit Öztelli, s.674-675, sayı 8; Folklor ve Türkülerimiz – Mehmet Özbek, Ötüken Neşriyat A.Ş. Basımevi, Yayın Numarası: 91, Kültür Serisi: 7, 1975 (İkinci Basım), sayfa 395 (Aşık Dursun Cevlani kaynak, Kars yöre bilgisiyle)

Kalenin Ardı Bostan

Mustafa Ahıskalı
Bayburt

Yolunu gözledim gelirsin diye
Bir fırsat bulup da gelemez miydin
Yalınız bıraktın sevgilim niye
Dar günde yanımda olamaz mıydın

Seni görseydim gelirdim cana
Derdime devasın inandım buna
Ben bütün ömrümü vermişken sana
Bana iki saat veremez miydin

Bir gülümseyişin yeterdi bana
Gönlüm her durumda koşardı sana
Benim tedavim de düşerdi sana
Zor muydu yaramı saramaz mıydın

Gönlüm arzuladı seni istedi
Nerede uğruna yandığım dedi
Hiç unutur mu Yıldız’dı adı
Dünyama sen ışık veremez miydin

Yetmez mi çektiğim bu kadar çile
Bari karıştırıp aşka da hile
Beni yüreğinden sevmesen bile
Yüzüme karşı da gülemez miydin

Elbette karışmaz sevdaya hile
Yüreğim aşkınla dönse de küle
Adımız çıkıp da düşsek de dile
Her şeye katlanıp gelemez miydin

Ayrı saniyeler yıl gelir bana
Gözünde her damla sel gelir bana
Amacım hep ait olmaktı sana
Sevgilim sen benim olamaz mıydın

Arif uyumadı kaç ay kaç hafta
Sonunda aşkınla olmuştu hasta
Ben çırak olsaydım sen ise usta
Evlilik Belgesi veremez miydin

Arif Gölge
Anamur

Mersin, 13 Ekim 1992. Bu şiir, 26.06.2001 tarihinde, Mersin 2. Noterliğinin 13671 yevmiye numarası ile yazarı adına tescil edilmiştir.

(aman) Bir selam gönderdim canan eline
Yar yar canan eline
Acep şu günlerde yetişir m’ola of
(aman) Garip bülbül de hasrettir gonca gülüne of
Kavuşup da bir kez ötüşür m’ola ey ey

Hafız Süleyman
Yozgat

Bozlak. Nida Tüfekçi tarafından derlenmiştir. Notalarıyla Uzun Havalarımız – Mustafa Özgül, Salih Turhan, Kubilay Dökmetaş – Ankara 1996, s.144

Suya düştü gülümüz (aman)
Ötmeyor bülbülümüz (aman aman)
Ne kadar güzel olsan (aman)
Geçti cahil ömrümüz (aman aman)

Makarada ipliğim (aman)
Kafeslerde kekliğim (aman aman)
Hangi yoldan gelecen (aman)
Yollarını bekleyim (aman aman)

Yöre Ekibi
Konya

1962 yılında Yücel Paşmakçı tarafından derlenmiştir. Rept. No: 4002

Pandora kutusu zilli musibet
Dursun da kahrolsun öldürme ya Rab
Doksan yüzyıl değil ta ilelebet
Her sinde kahrolsun öldürme ya Rab

Küfürde karı var erken ölünce
Yaşasın sürünsün kendi yolunca
İslam dünyamıza hakim olunca
Görsün de kahrolsun öldürme ya Rab

Korktuğu nizamı getir başına
Yaşadıkça düşman olsun yaşına
Görmezler olaydım deyip döşüne
Vursun da kahrolsun öldürme ya Rab

Bu garip duamı kabul et ne var
Kanaat bulmasın mahşere kadar
Artır tamamını etme payidar
Hırsından kahrolsun öldürme ya Rab

Özlesin geçmişi baksın geriye
İslam çoğaldıkça dönsün deliye
Ektiğim tohumlar nic’oldu diye
Sorsun da kahrolsun öldürme ya Rab

Asr-ı Saadet’e yaklaşır yine
Nur yağsın aleme nusret ver dine
Işığı görünce kaçıp inine
Girsin de kahrolsun öldürme ya Rab

Abdurrahim Karakoç

Ördek gezer göllerde
Adım gezer dillerde
Ben kaldım gurbet ellerde

Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı duman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi

Ördek ördek yeşil ördek
Kanatları düşük ördek
Sen eşinden ayrılmazdın
Nerde senin eşin ördek

Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı duman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi

Ay doğar ayan ayan
Yollara düştüm yayan
Düşüne girmez idim
Koynuna girdim uyan

Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı yaman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi

Ben vuruldum burda kaldım
Atın boynuna sarıldım
Ben o yosmadan ayrıldım

Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı duman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi

Ahmet Altuner
Çankırı

Bir dal kestim ormandan
Yar geliyor harmandan
Ne talihsiz yare düştüm
Kesti beni dermandan

Ah öleyim vah öleyim
Yar seni nerde göreyim
Nazlı yarin kollarında
Can vereyim öleyim

Bir dal kestim meşeden
Yar geliyor köşeden
Rengini göllerden almış
Kokusu menekşelerden

Ah öleyim vah öleyim
Yar seni nerde göreyim
Nazlı yarin kollarında
Can vereyim öleyim

Kaynağı Bilinmiyor
Karadeniz

Doğu Karadeniz bölgesine aittir. Veysel Arseven tarafından derlenmiştir. Karadeniz Bölgesi Halk Türküleri (Artvin, Trabzon, Giresun, Rize), Veysel Arseven, Kastamonu, 1948, s.22

(yar yar) Uza kavağım uza
(yar yar) Develer gider tuza
(yar yar) Allah bizi kavuştur
(yar yar) Ya bahara ya güze

(yar yar) Kiremit özüyünen
(yar yar) Kim görmüş gözüyünen
(yar yar) İnsan yardan mı geçer
(yar yar) Ellerin sözüyünen

Durdu Afacan
Seyitgazi

Muammer Uludemir tarafından Seyitgazi’nin Doğançayır Köyü’nde derlenmiştir. Eskişehir Folkloru: Müzik Derlemeleri I, (hazırlayan) Muammer Uludemir, Eskişehir Halk Eğitim Merkezi ve Eskişehir Folklor Cemiyeti Yayınları 1, Eskişehir: Tam-İş Matbaası, 1968, s. 37.

Yohdur Menim Tagatim

Yöre Ekibi
Azerbaycan

(Oğlan)
İstanbul’dan çıktık derya yüzüne
Iras geldim bir Ermeni kızına
Yeme içme bak o yarin yüzüne
Girmez misin gavur kızı dinime

Şu kınalı ellerden su ver içeyim
İçeyim de şu dertli sineme saçayım
Gayetin güzelsin nasıl geçeyim
Girmez misin gavur kızı dinime

(Kız)
Suyumu alıp da beni eğleme
Yüreğimi aşk oduna dağlama
Sen cahıl değilsin böyle söyleme
Var git oğlan var git girmem dinine

Uzun olur İstanbul’un söğüdü
Çok verdiler ben tutmadım öğüdü
Kırılmış mı Ermeni’nin yiğidi
Var git oğlan var git girmem dinine

Yaylada gidende yol eksik değil
Açılmış bahçede gül eksik değil
Ben gelin olanda yar eksik değil
Var git oğlan var git girmem dinine

(Oğlan)
İstanbul’dan çıkar güzellerin fermanı
Kayalarda oynar mızrağın yalmanı
Sen olmazsan Müslüman ben olayım Ermeni
Girmez misin gavur kızı dinime

(Kız)
Demirciler demir döver tunç olur
Mollalar da yazı yazar hoca olur
Müslümandan Ermeni olmak güç olur
Var git oğlan var git girmem dinine

(Oğlan)
Adımı sorarsan Ali’dir Ali
Dinimi sorarsan Muhammed dini
Tanrının arslanı Hazreti Ali
Girmez misin gavur kızı dinime

(Kız)
Senin adın Ali ise benimki Benli Emine
Şimdiyse girdim din Muhammed dinine
Sıva kollarını dola boynuma
Çıkar gömleğini gel gir koynuma

***

Ahmet Şükrü Esen “Anadolu Türküleri”
adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde
aktarıyor, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,
Emel Matbaacılık, 1986 – Ankara, s.49-50-51

İstanbul’dan çıktım derya yüzüne
Irast geldim bir Ermeni kızına
Aç yaşmağın bak yavrunun yüzüne
Dönme m’ola gavur kızı dinime

Hacı olan da hacca gider hac’olur
Demirciler demir döğer tunc olur
Ermeniden İslam olmak güç olur
Var git İslamoğlu dönmem dinine

İstanbul’dan çıkar padişahın fermanı
Gökte döner mızrağımın yalmanı
Sen olmazsan ben olayım Ermeni
Dönme m’ola keşiş kızı dinime

Sıra sıra şu Sivas’ın söğüdü
Bıldır küçüğidi bu yıl büyüdü
Kırıldı mı Ermeninin yiğidi
Var git oğlan var git dönmem dinine

Aman güzel el ele verelim köye inelim
İncil Kuran’ları başa derelim
Hangi din hak ise ona dönelim
Dönme m’ola keşiş kızı dinime

Aman oğlan yaylaya gidiyom beni eğleme
Aşk közüyle yakıp deli eyleme
Sen cahilsin cahil sözü söyleme
Var git İslamoğlu dönmem dinine

Aman güzel babanın devesi gelsin otursun
Her gelmede ağırlığında lira getirsin
Benim gibi babayiğit bir yük odun getirsin
Dönme m’ola keşiş kızı dinime

Aman oğlan babamın devesi gelir oturur
Her gelmede ağırlığımda lira getirir
Sen gibi babayiğit odun getirir
Var git İslamoğlu dönmem dinine

Aman güzel salını salını suya gidersin
Su değil meramın seyran edersin
Sen bu güzellikle bir kan edersin
İmana gel gavur kızı imana

Aman güzel senin ile bir bahçecik tutalım
Ayvasın yiyip narın satalım
Senin ile bir gececik yatalım
Dönme m’ola keşiş kızı dinime

Aman oğlan babam duyarsa beni astırır
Ağ ellerim bileğimden kestirir
Bir gülün yerine bin gül kusturur
Var git oğlan var git dönmem dinine

Aman güzel sorarsan adım adım Ali’dir
Dinimiz de hak Muhammet dinidir
Bizim din de cümle dinden uludur
Dönme m’ola keşiş kızı dinime

Aman oğlan adımı sorarsan Benli Emine
Adın Ali ise döndüm dinine
Dediğin sözler de girdi zihnime
Yelekçek gömlekçek gel gir koynuma
Davamız da mahşere dek sürmesin

Cahit Öztelli
Yöresi Bilinmiyor

Evlerinin Önü – Cahit Öztelli, s.760-761

Gönlümün viranesinde genci pünhan bulmuşam
Olmuşam ol mahe gurban canu canan bulmuşam

Hızr eğer zulmete vardı istedi ab-i heyat
Men dodağın çeşmesinden ab-i heyat bulmuşam

Cabbar Garyağdıoğlu
Azerbaycan

Gatar mugamı. Bülbül Memedov tarafından derlenmiştir. Uzun Hava Rept. No: 630

Çatal Kaya Alınmaz (Hidoç)

Hayriye Temizkalp
Palu

Kalk gidelim dağlara
Dağlar olsun evimiz
Gürgen yaprakları da Hatice’m
Olsun kiremitimiz

Dağlar dağladı beni
Gören ağladı beni
Ayırdı zalim felek Hatice’m
Derde bağladı beni

Kaynar kazan taşmaz mı
Yol buradan aşmaz mı
Merak etme nazlı da Hatice’m
Ayrılan kavuşmaz mı

Emin Aldemir
Bolu

Emin Aldemir tarafından derlenmiştir. Rept. No: 3149